“Kendi başarısızlığını biz çalışanlara saldırarak örtbas edemez”

FKB Ayrılmışların Birlikteliği Grubu’ndan, FKB Başkanı Lütfi Bayraktar’a tokat gibi bir cevap geldi

FKB Ayrılmışların Birlikteliği Grubu, FİSKOBİRLİK Başkanı Lütfi Bayraktar’ın bir televizyon kanalında yaptığı açıklamalar nedeniyle cevap hakkını kullandı.

Bayraktar’ın adını dahi anmamaya özen gösteren FKB Ayrılmışların Birlikteliği Grubu, yaptıkları açıklamada şu ifadelere yer verdi;

“Fındık üreticilerinin hak ve menfaatlerini korumak, ürünlerini en iyi şartlarda değerlendirmek, ortak ve üreticilerine zirai, ekonomik ve sosyal konularda destek sağlamak amacıyla ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ümüzün direktifleriyle 1938 yılında kurulmuş bulunan Fındık Tarım Satış Kooperatifleri Birliği’nin kuruluş gayesi dışında olduğu değerlendirilerek son günlerde yazılı, görsel ve sosyal medya platformlarında tartışılan tasarruflarına mazeret olarak öne sürülen savunmalarında tamamen yersiz ve gereksiz olarak ortaya atılan ve kuruma emek vermiş, isteyerek ya da istemeyerek ayrılmak zorunda bırakılmış biz eski çalışanlarına sataşarak, bizleri kamuoyu nezdinde küçük düşürücü ithamlarda bulunarak bir nevi hedef saptırma yoluna giden yönetim kurulu başkanının son olarak 20.06.2020 tarihinde bir TV kanalında yaptığı açıklamalara cevap zarureti doğmuş bulunmaktadır.

Ancak konuya muhatap arkadaşlarımızla yapılan değerlendirmelerde; söz konusu şahsa cevap vermeme ve muhatap almama konusunda görüş birliğine varılmasına rağmen bir takım iddiaların kamuoyu nezdinde doğru anlaşılmasını teminen bir kez daha açıklama yapmak ihtiyacı doğmuştur.

İlgili kişi, bundan önceki ve son açıklamasında da aile terbiyesi almış, FİSKOBİRLİK kültürü almış, kurumsal bir kimliğe sahip FİSKOBİRLİK’te çalışmış, ast üst ilişkisini bilen bizlere ve diğer mesai arkadaşlarımıza hakaret sayılabilecek düzeydeki “işe yaramayan personelle yollarımızı ayırdık”, “çalışmadan maaş alanlarla yollarımızı ayırdık”, “atıl personel”, “kurumu zarara uğratanlar” gibi açıklamaları karşısında bu güne kadar duymazlıktan gelip sustuk, ancak bizler sustukça, O’nun devam eden ve bizlere göre tamamen yanlış olan açıklamaları bizleri yaraladığı gibi kamuoyunu yanlış bilgilendirmeye devam etmektedir.

Bu açıklamalara maruz kalan bizler 2007 yılına kadar Fiskobirlik’te uygulanan Personel Yönetmeliğine göre atamalarımız gerçekleşmiş olup, çalıştığımız sürece yaptığımız işler malumdur. Yukarıda bahsi geçen ve biz çalışanları zan altında bırakan iddiaları zerre kadar destekleyecek herhangi bir performans değerlendirmesi, teftiş ya da denetim raporu var ise vakit kaybetmeksizin kamuoyuyla paylaşmalı ve bununla da yetinmeyip ilgili yasal mercilere de başvuruda bulunması beklenir.

Şahsın “proje” dediği ve tayin, görevden alma, ikinci bir talimata kadar ifadeleri ile izne yollanma, gibi baskı ve buna benzer mobbing uygulamaları sonucunda, en son çare olarak işten ayrılmak zorunda kalan bizlerin, istifa dilekçelerimizde istifa gerekçelerimiz ve itirazlarımız ayrıntılı şekilde yer almaktadır.
Şahıs “proje” dediği işin başlangıç noktası olan 2012 yılı denetim kurulu raporunu kamuoyuna açıklasın. Bu raporu bahane ederek proje uygulamasına başlamış, ocak ayında kış ortasında insanları evinden uzaklara tayin etmiş, maaş ödemelerini belki de bilerek aksatmış, ücret indirimi istemiş, ancak bunlar benim adamım dediği ve halen kendi etrafında olan ve çalışan bazı personelin maaş indirimine maruz kalmaması için tedbirler almıştır.

‘Üç gün beklemediler’ ithamında bulunduğu bizler, kurumun içinde bulunduğu maddi durum nedeniyle şahsın yönetimi devraldığı 2007 yılından itibaren maaşlarını düzenli alamamış, herhangi bir ücret artışı söz konusu olmadığı gibi, tahakkuk eden maaş, fazla mesai, yıllık ücretli izin gibi yasal parasal haklarını almadığı halde kurumun iş ve işlemlerini aksatmadan -mobbing sürecinin zirveye ulaştığı 2012 yılına kadar sabırla bekleyerek, kurumun gerek ortakları gerekse 3. şahıs kurum ve kuruluşlara karşı mahcup etmemek adına adeta sessiz kalmıştır. Süreç içinde kimi personelin içeride 18-20 aya varan maaş alacakları birikmiştir.

Kendi olanaklarından asla taviz vermeyerek çalışanların ailesinin, eşinin, dostunun desteği ile yapılan fedakarlıkları vefasızlıkla suçlanması hangi vicdana sığar?

Proje dediği silkeleme operasyonuyla asıl hedeflediği ve kendinin de zamanın Genel Müdür Vekiline ifade ettiği ve bize kadar ulaşan ‘kim benim adamım kim onun adamı’ olgusunu yaratmaktır. Yani yandaşlarını bulmaktır.

Şahıs övünerek anlattığı proje sonucunda;
- Kışın ortasında ailesinden ayrılmak zorunda kalan insanlar,
- Çocuğunun üniversite kaydını para yok diye yaptırmakta zorlananlar,
- Ev kirasını ödeyemediği için evden çıkmak zorunda kalanlar,
- Eve ekmek alabilmek için etrafından borç para istemek zorunda kalanlar,
- vs..
Ve proje sonunda “başarılıyım” diye sevinen şahıs,
‘Yine üç gün beklemediler’ diyor ya şahıs. Aslında oda yanlış. Müdürken görevden alınan, aynı gün başka bir birime uzman memur yapılan ve orada hiç işe başlamadan ikinci bir talimata kadar izne yollanan bizler ve bizim gibi arkadaşlarımız (ki bu sayı 450 civarındadır) zaman zaman genel müdür vekili ve kendine yakın yandaşları tarafından aranarak fikrimizin değişip değişmediği sorgulanmakta idi. Çıkar yol bulamayan bizler şahsa bu uygulama ile ne kadar tasarruf edeceğini sorduğumuzda fazla bir tasarrufun söz konusu olmayacağını kendisi de ifade etmiştir. Buna karşılık kendisine içerde birikmiş maaş alacağımızın yarısını bağışlayalım önerimize rağmen kabul görmemiştir. İstifa dilekçemizi genel müdüre verdikten sonra 10 gün boyunca bir bilgi ve ödeme planı hakkında bilgi almak için uğraşılmış; ancak yetkili muhatap bulunamamış, dilekçe ve telefonlara cevap verilmemiştir.

Biz ve arkadaşlarımız her şeyi bilmekteyiz. Yaşadıklarımızı bilmekteyiz. Bazen aldığımız kurum terbiyesi konuşmamıza müsaade etmemektedir. Gerek insan kaynakları eski müdürümüz, gerekse diğer müdür ve personel arkadaşlarımız çalıştığı süreçte, kanun, yönetmelik ve iç sirkülere uygun şekilde hareket etmiştir.
İlgili kişi kendi başarısızlığını biz çalışanlara saldırarak örtbas edemez. Bu insanlardan öncelikle helallik istenmesi gerekir.

Kamuoyunun vicdanlarına saygılarımızla sunarız.”

26 Haz 2020 - 09:53 - Gündem



Yorum yazarak Haber28 / Giresun Haberleri Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber28 / Giresun Haberleri hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber28 / Giresun Haberleri editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber28 / Giresun Haberleri değil haberi geçen ajanstır.